Hoş Geldiniz
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
Henüz Üye Değil Misiniz?
Kolayca üye olabilirsiniz!

Çocuğunuzun İçindeki Sessiz Kaygı: Ya Başaramazsam?

05-10-2026 14:19
ADEDA Yayıncılık | Eğitici Blog Rehberi

Çocuğunuzun İçindeki Sessiz Kaygı: Ya Başaramazsam?

Çocuğunuz yarın sınava girecek. Panik içerisinde!
Siz: “Hadi canım, alt tarafı bir sınav.”
Çocuğunuzun beyni: “TOPLANIN! KRİZ VAR!”
Kalp hızlı atıyor. Mide kelebek değil, resmen helikopter pisti. “Bununla baş edebilir miyim?”, “Yapabilecek miyim?” gibi sorular zihninde arka arkaya beliriyor.
İşte çocuklarda başarısızlık kaygısı bazen kendini tam olarak böyle belli ediyor. Çocuğunuz ödevini yapmayı erteliyor, sınavdan önce “Ben yapamayacağım” diyor ya da hata yapmaktan kaçınıyorsa, bunun altında düşündüğünüzden daha derin bir korku olabilir. Bu dönemde yaşanan kaygı, özgüven eksikliği ve performans baskısı, çocuğun kendine olan inancını sessizce zedeleyebilir. Peki, bir çocuk neden başarısız olmaktan bu kadar korkar? Korkunun yarattığı kaygının belirtileri nelerdir ve siz çocuğunuza bu süreçte nasıl destek olabilirsiniz?
“Ya başaramazsam?” cümlesi, çoğu zaman yalnızca geçici bir korku değildir. Bazen çocuğun zihninde büyüyen yetersizlik duygusunun, hata yapma korkusunun ve kabul görme ihtiyacının bir yansımasıdır. Bu nedenle çocuğunuzun başarısı ile birlikte başarısızlık karşısındaki duygularına da kulak vermeniz gerekir.
“Ya yapamazsam?”diyen çocuğunuz için asıl mesele bazen sınav değildir.
“Ya yanlış yaparsam?”
“Ya arkadaşlarım benden iyi olursa?”
“Ya annem-babam kızarsa?”
“Ya yeterince iyi değilsem?” gibi sorular, çocuklarınızı yorarken kaygısını da büyütüyor.
Çocuğunuz bir matematik sorusunu çözmeye çalışırken farkında olmadan kendi değerini de çözmeye çalışıyor olabilir. Ve burada ebeveyn olarak çocuğunuz ile kuracağınız iletişim, küçük ama önemli bir fark yaratabilir.
“Kaç aldın?” yerine:
“Nasıl geçti, sen ne hissettin?”
“Daha çok çalışsaydın yapardın.” yerine:
“Zorlandığın yerde neye ihtiyacın vardı?”
Çünkü çocukların bazen daha fazla motivasyona değil, daha az baskıya ihtiyacı vardır.
Hedef 100 değil, “denemeye devam edebilmek!”
Başarısızlık korkusu yaşayan bir çocuğa verilebilecek en güçlü mesajlardan biri şudur:
“Hata yapabilirsin. Başaramayabilirsin. Ama bunların hiçbiri seni başarısız bir çocuk yapmaz.”
Ve küçük bir sır:
Çocuğunuzun hayatındaki en önemli not, karne notu değil; kendisi hakkında yazdığı nottur.
“Ben yapamam” mı?
Yoksa…
“Deneyebilirim.” mi?
Çünkü hayatın bütün soruları test usulü değil.
Ve spoiler:
Anne-babalar da cevap anahtarını elinde taşımıyor.
Belki de çocuğumuza bırakabileceğimiz en değerli miras, her zaman başarılı olması gerektiğine dair bir inanç değil; başarısız olduğunda da yeniden deneyebileceğine dair bir güven duygusudur.
Ona her şeyin ilk seferde mükemmel olmak zorunda olmadığını, hata yapmanın öğrenmenin bir parçası olduğunu ve zorlandığında yardım istemenin güçsüzlük göstergesi olmadığını hatırlatabiliriz.
Çünkü çocuklarımızın hayat boyunca düşmelerine engel olamayız. Ama düştüklerinde yeniden ayağa kalkabileceklerine inanmalarını sağlayabiliriz.
Ve belki de onlara söyleyebileceğimiz en güçlü cümle şudur:
“Başarmak zorunda değilsin. Önce denemeye cesaret et. Çünkü senin değerin, başardıklarınla değil; olduğun kişiyle var.”

ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.