Küçük Bir Denge Meselesi: Ekran-Kitap Dengesi
Tatil bitti, okul başladı!
Çantalar hazırlandı, yeni defterlerin ilk sayfaları açıldı ve kalemler kalemliğe yerleşti. Hatta bazı kalemler daha ilk haftadan kaybolmayı başardı bile!
Peki ya ekranlar?
Onlar okulun açıldığını pek umursamıyor gibi.
Telefon hâlâ orada.
Tablet hâlâ orada.
Oyunlar hâlâ “Beni aç!” diye göz kırpıyor.
Bir de o meşhur cümle var:
“Anne, biraz daha oynamak istiyorum ama!”
Hepimiz biliyoruz ki o “biraz daha” bazen gizemli bir şekilde uzun saatlere dönüşebiliyor.
İşte tam burada küçük bir denge meselesi ortaya çıkıyor:
Ekran mı, kitap mı?
Aslında cevap “o mu, bu mu?” değil.
Ekranın da hayatımızda bir yeri var, kitabın da.
Ekranda oyun oynayabilir, eğitici videolar izleyebilir, yeni şeyler öğrenebilir ve arkadaşlarımızla iletişim kurabiliriz.
Ama kitap başka bir şeydir.
Kitabı açtığında sadece bir hikâye okumazsın. Bazen bir karakter olursun bazen de başka bir evrene yolculuk yaparsın.
Dedektif olup gizli bir hazine ararsın. Uzaya çıkıp farklı gezegenleri keşfedersin. Bazen de en yakın arkadaşın kitabın baş karakteri olur.
Üstelik bütün bunları yapmak için şarj aletine ihtiyacın yoktur!
Okul döneminde kitap neden önemli?
Okul dönemi yalnızca derslerden ve ödevlerden ibaret değil.
Yeni bilgiler öğrenirken, sınavlara hazırlanırken ve arkadaşlarınla vakit geçirirken zihnin de sürekli çalışıyor.
Kitap okuma alışkanlığı, bu yoğun temponun içinde çocuklarınıza güzel bir alan açabilir.
Düzenli kitap okumak;
• Kelime dağarcığını geliştirmene,
• Okuduğunu anlamana,
• Daha iyi yazmana,
• Kendini daha rahat ifade etmene,
• Hayal gücünü geliştirmene yardımcı olabilir.
Hem kim bilir?
Belki bugün okuduğun bir hikâye, yarın yazacağın kendi hikâyenin ilk fikri olur.
“Ama benim zamanım yok!”
Bu cümleyi daha önce duymuş olabilirsin.
Ödevler, dersler…
Çanta hazırlanacak.
Bir de tabii ki bilgisayar oyunları!
Ama kitap okumak için saatler ayırmak zorunda değilsin.
Günde 15-20 dakika ile başlayabilirsin.
Örneğin:
Ekran molası ver.
Sevdiğin kitabı seç.
15 dakikalık bir okuma zamanı belirle.
Ve sadece hikâyenin içine gir.
İlk gün 15 dakika…
Sonra belki 25 dakika.
Bir süre sonra “Kitap okumam gerekiyor” demek yerine “Acaba sonra ne olacak?” diye düşünmeye başlarsın.
İşte o zaman kitap okumak bir görev olmaktan çıkıp keyfe dönüşür.
Kendine küçük bir meydan okuma!
Bu okul döneminde kendine bir hedef koymaya ne dersin?
“Her gün mutlaka biraz kitap, biraz ekran!”
Çünkü önemli olan ekranı tamamen bırakmak değil; ikisi arasındaki dengeyi kurabilmek.
Unutma!
Ekran sana dünyayı gösterebilir.
Kitap ise sana kendi dünyanı kurdurabilir.
Bu okul yılında hedefin sadece daha çok soru çözmek olmasın; daha çok keşfetmek, hayal etmek ve okumak…
Güzel bir kitabın sonu, başka bir dünyanın başlangıcıdır.
Yeni okul yılı için küçük görev:
Bugün telefonu 20 dakika kenara bırak.
Sevdiğin bir kitabı aç.
İlk sayfayı oku.
Belki sadece 20 dakika sürecek.
Ama belki de yeni bir alışkanlığın ilk günü olacak.
Ekranı biraz azalt, kitabı biraz artır.
Çünkü büyümek sadece boyunun uzaması değil; düşüncelerinin, hayallerinin ve dünyaının da büyümesidir.